BİZİ DİNLEMEK

By

Müzik ilk günden beri vardı yanımızda. Bazen gündemde, bazen yancı, bazen tepemize çatı gibiydi. Gibiymiş. Yeni anladım.

İçimizdeki, geçmişimizdeki ve hayalimizdeki müzikle tanıştık. Bilmesek de tarttık nelerin karşımıza çıkabileceğini. Çalma listelerini getirdik, fark ettirmeden tarttık. Gözümüzdeki ederini söylemesek de hissettirdik birbirimize. USBlerce şarkı dinledik, unutulmuş köşelerdeki CD’leri bulup indirdik. Yeni listeler yaptık.

***

Gitar geldi. Gitar kolay, zahmetsiz ve uyumluydu. Çakırkeyif, hevesli kalabalıklara eşlikçiydi ama türkülerle musikiye yetişemedi. Yine de sayfalarca akor ziyaret ettik, ses verdik hepsine.

Evde piyano olmasının tadı başkaymış, tattık şükür. Yaşadığımız evler bizim olmasa da piyanoyla her mekan bizimdi. Uzaktan bakan, çizgisinden şaşmayan, ‘batı’ ne kadar övülebilirse o kadar kendini övdüren klasiklere selam çaktık. Batılıydı ama bir Anadolulu gönlüne, inceliğine sahip müzikler vardı. İnsan, insandı.

Bavulun içinden akordeon çıktı. Yeni anılar, yeni müzik sardı etrafı. Batıydı ama, olsun. “Bizim buralara da sesleniyor” deyip bağırlara bastık. Ya da, onca ağırlığıyla akordeon bağrımıza çöktü denebilir.

Türküler hep saklanır, arada ortaya çıkardı. Bağlamaya el sürmedik, ne çalsak alasını yapacak arkadaşlar vardı etrafımızda. Bu kibirli yenilgi ilanı şimdi güldürüyor beni. Lise aşkımıza hiç açılmamışız gibi bir hüzündür içimde bağlama.

***

Sonra başka müzik, müziğin hası, musiki seslenmeye başladı. Sokaklarda kocaman hindistan cevizleri aradık. Bulamadık. Nihayet bir arkadaşın elinden rebab çıkıp geldi. Bize seslenen musikiye, rebabla seslendik. Bendirle, usulle tanıştık. Kayıtlarla, gecelerce süren müzikle biraz yatıştık.

O sıralarda evlendik. Artık evimizde müziğimiz, musiki dilinden konuştu. Bazen sustu ama hiç gitmedi.

Çok sıkışık bir zamanda, Kadıköy’de bir ud verdiler kucağımıza. O anın neşesi, çok şükür, bir kare fotoğrafta. Bu neşe bulaştı, sündü, genişledi. Ud bazen bizden büyük oldu, yerini buldu. Ben de onu andım bugün. Hemen çıkıp geldi.

***

Şimdi evde bir bebek, ve onun da bir müziği var. Capcanlı, nostaljisi olmayan, neşesi sonsuz bir müzik. Müziğimiz ne zaman buluşacak, ne zaman birleşecek bilmiyorum. Birleşir mi emin değilim, umuyorum sadece.

Bizi dinlemeye devam edeceğim.